Beynex
Bilim
Blog
İletişim

Yaşlandıkça Neden Daha Unutkan Oluruz? Bu Sorunun Üstesinden Nasıl Gelebiliriz?

Yazıyı tanımlayan bir resim

Yaşlılık, biyolojinin en ilginç olgularından birisidir. Evrim, genel olarak canlının yalnızca üreme çağına kadar olan özellikleri üzerinde etkili olabildiği için, üreme çağlarından sonra yaşanan hastalık ve olumsuz durumların popülasyondan elenmesinin doğrudan bir yolu yoktur. Zira canlı, bu sorunlarla karşılaşana kadar çoktan üremiş ve kendisindeki genleri büyük oranda gelecek nesillere aktarmış olacaktır.

O noktadan sonra genlerinin neden olduğu yaşlılık veya hastalıklar gibi durumlar, bireyi öldürüyor olsa bile çok önemli değildir; zira birey üremiş, biyolojik görevini yerine getirmiştir. Tabii ki yavru bakımı gibi dolaylı uyum başarısına etki eden faktörler dolayısıyla neredeyse hiçbir canlı ürer üremez ölmez - hele ki memeliler gibi yavru bakımında çok özelleşmiş canlılar...

Ancak bu durum, unutkanlık ve ileri düzeyde bunama (demans) gibi sorunları da kaçınılmaz kılmaktadır. Vücudumuz eskidikçe yaşlanırız, yaşlandıkça eskiriz... Böylece tüm hücrelerimiz hayatta kalma becerilerini giderek yitirmeye başlarlar ve nihayetinde ölürüz.

Yaşlılığın canlıya doğrudan bir faydası olmasa da, az önce sözünü ettiğimiz sebeple "fayda-zarar" konusu evrimsel pek bir anlam da ifade etmemektedir. Üreme çağından sonra canlıya ne olduğu, evrimin dolaylı bazı yollar haricinde etki edebileceği bir konu değildir. Bu durum, ölüme doğru giden yolun oldukça can sıkıcı ve bolca hastalıkla döşeli olmasına neden olur.

Şu anda Dünya'da 36 milyon insan demans hastasıdır ve 65-74 yaş arasındakilerin %3'ü, 75-84 yaş arasındakilerin %19'u, 85+ yaşındakilerin ise %50'sine yakınında demans bulunur. Ne yazık ki yaşlılıkla birlikte gelen bu hafıza ve bilinç kaybının nedenleri tam olarak bilinmemektedir; öyle ki, eğer bu sorunu çözebilseydik, muhtemelen hafıza kaybını sonsuza kadar tedavi etmemiz de mümkün olurdu.

Yaşlandıkça insanlarda yitirildiğini gördüğümüz hafıza türü kısa dönem hafıza olarak bilinmektedir. Farklı birçok hafıza türü vardır. Yaşlılıkta uzun dönem hafıza kaybı çok daha nadiren görülmektedir. Bu da bize beynin kısa dönem hafızayla ilgili bölgelerine bakmamız gerektiği konusunda bir ipucu vermektedir. Yapılan bazı çalışmalar, yaş ile birlikte beynin yeni hafıza oluşumu ve eski hafızaların çağrılmasından sorumlu hipokampüs bölgesinin zayıfladığını, sinirsel büyüme ve tamiri sağlayan hormon ve proteinlerin miktarının azaldığını, yaşlılıkla birlikte beyne giden kan miktarının azaldığını ve tüm bunların zihinsel becerileri azalttığını göstermektedir.

Ancak yaşlılıkla gelen hafıza zayıflamasının tek nedeni sinirbilim değildir; aynı zamanda genler de bu süreçte önemli bir rol oynamaktadır. Örneğin yapılan araştırmalar, hafıza kaybının %50 kadarının 60 yaşından önce yaşandığını göstermektedir; bu da, söz konusu kaybın genetik kökenli olduğunu ve ebeveynlerden aktarıldığını göstermektedir. Ancak yaş ilerledikçe, insanlar hafızalarının kalan kısmını da giderek kaybederler.

Bu Sorunu Nasıl Çözeriz?

Eğer ki Alzheimer gibi bir hastalığınız yoksa, yaşlılığa bağlı unutkanlığı dizginlemek için birkaç yöntem önerebiliriz:

  1. İlki, mutlaka sosyal kalmaya devam edin, yani diğer insanlarla irtibat kurun, yeni arkadaşlıklar inşa edin. Başkalarıyla geçirdiğiniz kaliteli zamanlar, stresi azaltarak beyninizi korur.

  2. Sigarayı bırakın. Sigara içmek, kalp ve damar hastalıkları riskini arttırarak beyne giden oksijen akışını olumsuz etkiler.

  3. Stresle baş edin. Stres hormonu olarak da bilinen kortizol, zamanla beyne hasar verir. Bu nedenle stresli olduğunuz zamanlarda geçici olarak hafızanızı kaybedebilir veya anılarınızın zayıfladığını deneyimleyebilirsiniz. Eğer stresle başa çıkmayı biliyorsanız, bu sorunu en aza indirmeniz mümkün.

  4. Yeterince uyuyun. Uyku, hafızanızın sağlamlaşması için büyük öneme sahiptir. Bu sayede, sonradan bu anıları hatırlayıp, çağırabilirsiniz.

  5. Düzenli egzersiz yapın. Özellikle de kardiyo ve güç antrenmanları yapmak, yaşlılığa bağlı demans riskini %50'ye kadar azaltabilir.

Yazar: Çağrı Mert Bakırcı

Yazı için Evrim Ağacı'na teşekkür ederiz.

Şimdi beyninizin derinliklerini keşfetmeye başlayın.

EnglishTürkçe
Beynex
Ekibimiz
BilimBeynexLab
İş
Basın
İş Ortaklarımız
Kariyer
Sosyal
Yardımİletişim
Topluluk
Blog
Hukuksal
Gizlilik Şartları
Kullanıcı Sözleşmesi