Beynex
Bilim
Blog
İletişim

Silahsızlandırma Tekniği Nedir? Silahsızlandırma Sağlıklı Bir İletişimin Önünü Nasıl Açar?

Yazıyı tanımlayan bir resim

Bilişsel-Davranışçı Terapi, davranışlar üzerinde bilişin etkili olduğunu ve duygu-düşünce-davranışın birbiri üzerinde etkisi olduğunu savunmaktadır. Bireylerin bilişlerinin olayları nasıl algıladığını, bu olayları nasıl yorumladığını belirlediğini söylemektedir. Bundan dolayı Bilişsel-Davranışçı Terapilerde de teknikle,r buna göre belirlenmektedir. Terapilerde öncelikle çarpıtılmış olan düşüncelerin değiştirilmesi istenmekte, ardından da bu düşüncenin meydana getirdiği davranışların değiştirilmesi hedeflenmektedir.

Buradaki temel varsayım şudur: Bizde var olan bazı yanlış bilişler olabilir. Örneğin, bir arkadaşımız çok emek vererek hazırladığımız ödevi "Şu başlığı eklemelisin, böyle biraz dağınık görünüyor." diyerek eleştirebilir. Bize göre hoş olmayan bu yorumu yaptığında, hemen ödevimiz için savunmaya geçebiliriz. Arkadaşımızın, ödevi ondan daha iyi yaptığımız için bizi kıskandığını ve bu yüzden bu kötü yorumu yaptığını düşünebiliriz. Bu, bizde var olan yanlış bir biliştir; çünkü neden o yorumu yaptığını ona sormadık. Sorsaydık, ödevin daha güzel görünmesi için bir katkı yapmak istediğini söyleyebilirdi. Bizi kıskandığına dair var olan bilişimizle yanlış bir davranış sergilemiş olduk. Arkadaşımızla aramızdaki bu iletişim etkili bir iletişim değildir. Buradan yola çıkarak, 3 temel gerçeği fark edebiliriz:

  1. Kişiler arası ilişkilerimizde, zannettiğimizden çok daha fazla sorumluluk sahibiyiz. Yani "Onun suçu!" dediğiniz birçok durumda, aslında suçun dikkate değer bir bölümü kendinizde de olmaktadır. Bu, karşı tarafın suçsuz veya daha suçlu olduğu gerçeğini değiştirmeyebilir; fakat çoğu durumda kendimize biçtiğimizden çok daha büyük bir sorumluluğumuz olduğu gerçektir.

  2. Bunun hemen akabinde fark etmemiz gereken bir gerçek, insanlar kişiler arası ilişkilerinde sadece diğer kişiyi suçlamakla kalmazlar, bir önceki maddeyi okurken de deneyimlemiş olabileceğiniz gibi, sorumluluğun kendilerine de ait olabileceği söylendiğinde, bunu reddetmeye meyillidirler.

  3. Bu iki öncülün çözümü niteliğindeki gerçek şudur: Bizler, kişiler arası ilişkilerimizdeki problemleri çözmek konusunda, sandığımızdan çok daha büyük bir güce sahibiz. Bunun sebebi, ikili ilişkilerimizde çaresiz bir kurbandan ibaret olmayışımızdır. Negatif tutumumuz, karşı tarafı da negatif tutuma iter. Pozitif bir tutum sergilemek, karşı tarafı da pozitif bir tutuma yönlendirir. Bu, bize ikili ilişkilerimizin dinamiklerini değiştirme gücünü verir.

Bir insan bizi eleştirdiği veya yargıladığı zaman, onlarla etkili iletişim kurmak çok zordur. Bizi eleştiren kişiyi biz de eleştirmeye başlarız, onları küçümsemeye çalışırız ya da savunmaya geçeriz. Hatta belki de o kişiyle aramız bozulabilir. Ancak yukarıdaki 3 temel gerçeği fark etmek, bir sonraki adımımızı doğru atmamızı sağlayabilir. Bu noktada karşımıza, psikolojik silahsızlandırma tekniği çıkmaktadır.

Silahsızlandırma Tekniği

Silahsızlandırma tekniği, bize yapılan eleştirilerde haklı bir yan arayarak yapılır. Bir diğer deyişle silahsızlandırma tekniğinin amacı, adeta bir silah gibi görülebilecek olan sivri ve sert eleştirileri bile etkisiz hâle getirmek ve bu sayede çatışmaları daha en başından çözmektir.

Bu teknik, karşımızdakinin söylediklerinde haklı noktalar bulmaya dayanır. Silahsızlandırma tekniğini kullanarak karşımızdaki kişiyle daha etkili bir iletişim kurabiliriz. Bu teknik, tartışma anlarında da kullanılabilir ve taraflar arasında daha sağlam bir bağ oluşturarak gerginliği azaltabilir. Genel olarak silahsızlandırma tekniğinin insanları daha sakin ve daha etkili bir iletişim kurmaya yönelttiği söylenebilir.

Yıkıcı Eleştirilerle Mücadele

Elbette bazı eleştiriler, gerçekten de bizi küçük düşürmek veya aşağılamak için yapılır. Tabii ki kimi zaman böyle bir durumda altta kalmak istemeyiz; ancak bunun neredeyse hiçbir zaman olumlu bir sonucu olmayacaktır (eğer karşı tarafı "alt etmeyi" başarabilirseniz, bunun vereceği geçici zafer hissi haricinde). Dolayısıyla bu tür bir durumda bile silahsızlandırma tekniğini kullanarak, bize yapılan olumsuz eleştirileri olumlu bir etkileşime çevirebiliriz. Bunu yaptığımızı gören kişi de yelkenleri suya indirerek uzlaşmacı olmaya çalışabilir. Bir örnek görelim:

  • Elif: Çok bencil bir insansın hep kendi istediğin olsun istiyorsun. Ne zaman başkalarını düşünmeye başlayacaksın?

  • Asya: Bazı durumlarda kendimi daha çok düşündüğüm oluyor. Ama bu her zaman bencil olduğum anlamına gelmez. Hangi davranışım sana bencil olduğumu düşündürdü?

  • Elif: Geçen gün seni aradım, açmadın ve daha sonra geri dönmedin. Hep ben seni arıyorum. Çok bencilsin.

  • Asya: Geçen gün aradığında müsait olmadığım için açamadım. Daha sonra da işlere dalıp aramayı unutmuşum. Ama hatırlarsın ki ben de seni buluşmak için sık sık arıyorum. Seni kızdıracak başka bir şey yaptım mı bilmek istiyorum, çünkü bunu isteyerek yapmadım.

Bu diyalogda Asya, kendini eleştiren Elif'in söylediklerinde haklı noktalar bularak, sağlıklı bir iletişim kurmaya çalışıyorlar. Bu tür bir silahsızlandırmaya pek alışık değiliz çünkü sosyal medya ve hatta gerçek yaşam da giderek artan miktarda birbirini domine etmeye çalışan taraflarla dolup taşmaya başladı. Herkes, karşıdakini daha da küçük düşürmek, daha da aşağılamak için iletişim kuruyor; ortak bir temel bulmak veya gerçeklere ulaşmak için değil.

Kötü Kurgulanmış Yapıcı Eleştirileri Pozitifleştirme

Kimi zamansa aslen yapıcı olma amacı güden bir eleştiri, eleştirmen tarafından çok kötü kurgulanmış bir şekilde sunulabilir ve zarar verici bir araca (bir "silaha") dönüşebilir. Bu tür durumlarda, silahsızlandırma tekniğinde empati kurmak önemli bir adımdır: Unutmayın, ne kadar kötü kurgulanmış ve sunulmuş olursa olsun, bize yapılan her eleştiri kötü amaçlı değildir. Öncelikle, eleştiri yapan kişiyle empati kurmalıyız. Daha sonra yaptığı eleştirilerde haklı yanlar bulmaya çalışmalıyız.

Örneğin, ödevimize eleştiri yapan arkadaşımıza "Haklısın, şu başlığı eklersem ödevim daha düzenli görünebilir, ama bunu yapma konusunda emin değilim çünkü yeterince zamanım var mı bilmiyorum." gibi bir cevap verirsek, o arkadaşımız bize daha çok yardım etmeye çalışabilir. Bir diğer örnek diyalog görelim:

  • Anne: Odanı bu kadar dağıtma diye kaç kere söylemem gerekiyor? Odana her geldiğimde gördüğüm manzara aynı. Ne zaman beni dinleyip odanı toplayacaksın? Beni üzmek için, bilerek yapıyorsun. Bana inat olsun diye odanı dağıtıyorsun.

  • Kız: Haklısın, odamı biraz dağıttım; çünkü kaybolan bir defterimi arıyordum. Sen söylemeden önce bu kadar dağınık göründüğünü bilmiyordum.

Bir annenin gerçekten, kötücül bir nedenle çocuğunu küçümsemeye çalıştığını düşünmek, imkânsız değilse de zordur. Birçok durumda bir ebeveyn, çocuklarının farkında olmadığı sorunları görebilir. Hatta uzunca bir süre boyunca bunlarla baş ettikten sonra, artık daha fazla dayanamadıkları noktada bu tür bir sitem bildiriminde bulunabilirler. Bu nedenle diğer taraf, eğer ki ortada objektif bir haksızlık yoksa, kendini savunmaya çalışmak yerine karşı tarafı bu siteme iten süreçleri düşünecek (ve fark ettiği problemleri hemen kabullenecek) olursa, çok daha sağlıklı ve yapıcı bir şekilde sorunların üstesinden gelmek mümkün olabilir.

Yapıcı Eleştiriler ve Silahsızlandırma Tekniği

Aslında silahsızlandırma tekniğini, bir eleştirinin yapıcı ve dolayısıyla doğru bir şekilde kurgulanmış ve sunulmuş olduğunu gösteren bir turnusol kağıdı olarak bile görmek mümkündür: Eğer bir iletişim sırasında (özellikle de eleştirildiğiniz bir durumda), silahsızlandırma tekniğine başvurma ihtiyacı hissetmiyorsanız veya başvursanız da etkili olmayacağı bir durumdaysanız, muhtemelen karşınızdaki kişi yapıcı bir eleştiri geliştiriyor demektir.

Burada kritik nokta şudur: Kimse eleştiriden muaf değildir; ancak her eleştirmen, bu eleştiri sorumluluğunun getirdiği yükü sırtlamakla mükelleftir. Eleştiri, akla gelen ilk olumlu veya olumsuz lafı söylemek değildir. Eleştiri, karşılıksız kalmak zorunda olan, kendisi eleştiriden muaf olan bir iletişim aracı değildir.

Sağlıklı ve Sağlıksız İletişimin Göstergeleri

Silahsızlandırma tekniği, aslında daha genel bir kavram olan sağlıklı iletişim kavramının bir uzantısıdır. Dolayısıyla, içinde bulunduğunuz iletişimin sağlıklı mı yoksa sağlıksız mı olduğuna karar vermenizi sağlayacak bazı maddeleri sıralayabiliriz.

Sağlıklı İletişimin Göstergeleri

Eğer sağlıklı bir iletişim kurmak isterseniz:

  1. Duygularınızı açıkça ifade edebilmelisiniz.

  2. Karşı tarafın duygularını anlayabilmeli ve kabul edebilmelisiniz.

  3. Genel iletişim tavrınız saygılı ve şefkatli olmalı.

Sağlıksız İletişimin Göstergeleri

Aşağıdaki niteliklerin bir veya birkaçının bir arada bulunması hâlinde, sağlıksız bir iletişim içinde olduğunuzdan kuşkulanmalı ve durumu düzeltme yollarını aramaya başlamalısınız:

  1. Haklılık: Eğer kendinizin "haklı", karşı tarafın "haksız" olduğunu savunuyorsanız,

  2. Suçlama: Problemin karşı tarafın suçu olduğunu savunuyorsanız,

  3. Savunma Hâli: Kendinizde hiçbir kusur olmadığını savunuyorsanız ve her türlü eleştiriye karşı savunmacı yaklaşıyorsanız,

  4. Kurbanlık: Kendinizin suçsuz bir kurban olduğunu iddia ediyorsanız,

  5. Aşağılama: Karşı tarafın ezik veya aşağılık olduğunu imâ ediyorsanız,

  6. İğneleme: Tartışma tonunuz iğneleyici, aşağılayıcı veya üstten bakan bir tondaysa,

  7. Karşı Saldırı: Size yöneltilen eleştirilere, eleştiri ile cevap veriyorsanız,

  8. Suçlu Arama: Karşınızdaki kişinin "sorunlu" olduğunu iddia ediyorsanız,

  9. Dikkat Dağıtma: Eğer tartışma konusundan uzaklaşıyorsanız ve geçmişte yaşanan diğer olaylara parmak basmaya çalışıyorsanız,

  10. Kendini Suçlama: Kendinizin berbat ve iğrenç biri olduğunu söylüyorsanız,

  11. Çaresizlik: Her şeyi denediğinizi ve hiçbir şeyin çalışmadığını iddia ediyorsanız,

  12. Talepkârlık: Etrafınızdaki insanların sizin onların olmasını istediğiniz gibi olmadıklarından yakınıyorsanız,

  13. Reddediş: Aslında öfkeli, üzgün veya hayal kırıklığına uğramışken, bu duyguları yaşadığınızı reddediyorsanız,

  14. Yardım: Karşınızdakini dinlemek yerine, sürekli onlara tavsiyelerde bulunmaya ve "yardım etmeye" çalışıyorsanız,

  15. Problem Çözme: Duyguları tamamen görmezden gelip, sadece problemi çözmeye odaklanıyorsanız,

  16. Akıl Okuma: Karşınızdaki kişinin, siz onlara bir şey söylemeksizin, sizin neler hissettiğinizi anlamasını ve düşündüğünüz bilmesini bekliyorsanız,

  17. Pasif-Agresiflik: Hiçbir şey söylemeksizin surat asıyorsanız, kapıları ve dolapları çarpıyorsanız.

Sonuç

Silahsızlandırma tekniği sayesinde, karşınızda size saldıran biri varken bile daha sakin bir iletişim kurmanız ve gereksiz yere kaybedeceğiniz oldukça fazla süreyi (ve yüzleşeceğiniz stresi) daha en başından ortadan kaldırmanız mümkün olabilir. Elbette her zaman çalışmayacaktır; ancak çalıştığı her seferde, silahsızlandırma tekniği sayesinde hem kendi huzurunuzu korumuş olacaksınız hem de daha iyi hissedeceksiniz.

Yazar: Zeliha Keskin Editör: Çağrı Mert Bakırcı

Yazı için Evrim Ağacı'na teşekkür ederiz.

Şimdi beyninizin derinliklerini keşfetmeye başlayın.

EnglishTürkçe
Beynex
Ekibimiz
BilimBeynexLab
İş
Basın
İş Ortaklarımız
Kariyer
Sosyal
Yardımİletişim
Topluluk
Blog
Hukuksal
Gizlilik Şartları
Kullanıcı Sözleşmesi