Beynex
Bilim
Blog
İletişim

Neden En İyi Fikirler Duş Sırasında Gelir?

Yazıyı tanımlayan bir resim

Duştasınız ve herhangi bir şeye kafa yormadan saçlarınızı ovuşturuyorsunuz ve İŞTE! Bir anda dahiyane bir fikir aklınıza geliveriyor! Belki işyerinizde sizi deli eden o problemin çözüm yolunu buldunuz. Belki de bir anda sizin için aşırı önemli olan bir şeyi fark ediverdiniz. Kim bilir, hayatın anlamını falan... Bu, uydurma bir klişe değil! 2014 yılında yapılan bir çalışmaya göre, yaratıcı fikirlerin %72 kadarı gerçekten de duş alma sırasında geliyor; hatta insanların %14 kadarı, yaratıcı olmak istediklerinde duş almayı seçiyorlar.

Bu tür "A ha!" anları, elbette kullandığınız şampuanın içinde gizli değil. Ancak kendinizi yumuşak köpükle kaplamanızın, aslında aklınıza iyi fikirlerin gelmesiyle ilgisi var... Duş sırasında oluşan koşullar, yaratıcı bellek için en uygun ortamı yaratıyor. Tabii bir de temizlenmenizi sağlıyor; ancak bu tam olarak konumuzla alakalı değil.

Düşünmeden Yaptığınız İşleri Önemseyin!

Yapılan araştırmalar, yaratıcı patlamalar yaşama ihtimalinizin, monoton işler yaparken daha yüksek olduğunu gösteriyor: balık tutarken, antrenman yaparken, (biz Anadolu insanı için, tuvaletteyken) ve tabii ki, duş alırken... Bu süreçler çok fazla beyin gücü içermediğinden, beyniniz bir nevi "otomatik pilot" moduna geçiyor. Bu da sizin bilinçsiz benliğinizin rahatça çalışmaya başlamasına neden oluyor. Beyniniz özgürce düşünceler ve hafıza içerisinde dolaşıyor ve bunlar arasında ilişkiler kuruyor.

Bu şekilde yapılan "hayalperestlik", prefrontal korteksinizi rahatlatıyor. Bu beyin bölgesi, sizin kararlarınızdan, hedeflerinizden ve bilinçli davranışlarınızdan sorumludur. Aynı zamanda beynin geri kalan kısmının "varsayılan ağ modülünü" (VAM) aktive eder ve bu sayede, beynin farklı bölgeleri arasındaki iletişimin engelsiz olarak kurulması sağlanır. Frontal korteksiniz bu şekilde gevşekken ve beynin farklı bölgeleri birbiriyle daha kolay iletişim kurarken, bilinçsiz olarak yaratıcı bağlantılar kurma ihtimaliniz çok daha yüksektir.

Harvard Üniversitesi'nden Shelley Carson'ın açıkladığına göre, sanılanın aksine aktif bir şekilde bir konu üzerinde düşünürken ya da bir iş yaparken, beyniniz en yüksek düzeyde çalışma gücüne erişmez (her ne kadar siz öyle hissetseniz de). Tam tersine, araştırmaların gösterdiği gibi beyin, onun zincirlerini saldığınızda ve rahatladığınızda en aktif hale geçer. Bu rahat konumdayken bol miktarda dopamin, yani mutluluk ve sakinliği sağlayan hormon salgılanır. Böylece beyniniz alfa dalgaları üretmeye başlar ki bu dalgalar, meditasyon yaparken veya çok mutlu bir şekilde rahatlarken üretilen dalgalardır. Bu dalgalar sayesinde beyin az önce bahsettiğimiz düş dünyasına dalar ve siz bunu fark etmeyebilirsiniz bile! Ta ki duş sonlanana veya bir fikir aklınıza gelip bu hayal dünyasından uzaklaşana kadar...

Gün boyunca karşılaştığınız birçok zorluk, siz onlar üzerinde aktif bir şekilde düşünmezken bile, beyninizin bilinçaltı kısımlarında işlenmeye devam eder. Günü sonlandırıp da duş gibi rahatlatıcı bir duruma geçiş yaptığınızda, beyniniz de kuluçka dönemi adı verilen bir sürece geçiş yapar. Bu gevşek olduğunuz ve aktif bir şekilde kararlar alıp, spesifik konular üzerinde düşünmek zorunda olmadığınız zaman diliminde, beynin alt bölgelerinde işlenen veriler, bilincinize daha kolay ulaşabilir ve bu sayede "yeni ve iyi fikirler" üretme ihtimaliniz artar.

Bunu doğrulayan bir diğer bulgu ise "freestyle" ("serbest stil") yapan rap sanatçılarıyla, yani önceden ezberlenmemiş bir şekilde, o anda uydurdukları ("improvize ettikleri") ritmik, kafiyeli ve anlamlı rap sözleri üreten sanatçılarla ilgili bir araştırmadan geliyor. Normalde insan beynindeki yaratıcı süreçleri araştırmak zordur; çünkü "yaratıcılık" dediğimiz şey, sinirbilimsel açıdan çok muğlak bir tabirdir. Ayrıca birçok yaratıcı süreç sırasında spesifik bir beyin bölgesini hedef alan bir çalışma yapmak da zordur; sonuçta bir tuvali veya mermer bloğu MRI cihazının daracık alanına, sanatçıyla birlikte sokmak zordur. Fakat serbest stil rap, hem inanılmaz yaratıcı bir süreçtir, hem de bu sırada beyinde olan faaliyetleri takip etmesi kolaydır.

Bu şekilde yapılan araştırmada, improvizasyon yapan rapçilerin dorsolateral prefrontal korteksindeki faaliyetin azaldığı, medyal prefrontal korteksteki faaliyetinse arttığı gösterildi. Dorsolateral prefrontal korteks, daha gündelik işlerimizi yaparken ve karar alırken kullandığımız beyin bölgesidir. Medyal prefrontal korteks ise ilişkilendirme, bağlam, olaylar ve duygusal tepkiler sırasında aktive olan beyin bölgesidir. Yaratıcı faaliyetler sırasında günlük kararlarımızı almamızı sağlayan bölgenin deaktive olması, ilişkilendirme, bağlam ve duyguları işleyen bölgeninse aktive olması, yaratıcılığı tetiklemek için gündelik hayatta zihnimizi meşgul eden süreçleri bloke etmemiz gerektiğine işaret etmektedir.

Bu arada yorgunluğun ve zihinsel bitkinliğin de ilginç bir şekilde yaratıcılığa olumlu katkısı var. Daha yorgunken, daha yaratıcı olmaya meyilli oluyorsunuz, çünkü yine bu durumdayken beyniniz aktif kararlar almaya çalışmak yerine, daha özgür bir şekilde yaratıcı olabilmeye fırsat buluyor. Yani yorgunluk, adeta dikkat aralığınızı kısaltıyor ve dikkatinizin azalması, yaratıcı düşünceleri tetikliyor. Bu nedenle geceleri daha aktif olarak çalışan kişiler sabahları, sabahları daha aktif olan çalışan kişilerse akşamları daha yaratıcı olabiliyorlar.

Sonuç

Dolayısıyla bir daha duşa girdiğinizde, rahatlayın, kafanızı düşüncelerden arındırın ve bırakın beyniniz geri kalanı halletsin. Mümkünse, banyonuzda bir not defteri bulundurun ve aklınıza iyi bir fikir geldiğinde, hemen not almaya çalışın. Çünkü bir anlığına sizde aydınlanmaya neden olan bir fikir, bir başka fikre sıçrayacak olursanız aklınızdan çıkıp gidebilir ve sonsuza dek unutulabilir. Tabii sadece duş alırken değil, tuvaleti kullanırken, araba sürerken, egzersiz yaparken ve market alışverişi yaparken de hızlıca not alabilmenizi sağlayacak bir defter veya cep telefonu uygulaması kullanmanız önemlidir.

Yapılan çalışmalara göre günde ortalama 70 dakikanızı tuvalette geçiriyorsunuz. Özellikle de 18-34 yaş aralığında olan genç bir bireyseniz, bu süre zarfında yaratıcı fikirler üretme ihtimaliniz diğer yaş gruplarına göre daha yüksek. Ancak bir sorun, artık tuvaletteki zamanımızı zihnimizi özgür bırakarak değil, cep telefonlarımız ile beynimizi meşgul ederek geçiriyor olmamız. Bu durum, yaratıcı fikirleri önleyebilir; bu nedenle banyonuzu telefonsuz alan olarak ilan edebilirsiniz.

Ve unutmayın: Dş sırasında veya tuvaleti kullanırken her zaman bir "aydınlanma" yaşamayabilirsiniz; ancak televizyonunuzun neden karanlık gösterdiği veya internetinizin neden ara sıra kesildiği gibi önemsiz görünen, ama hayatı berbat eden sorunların çözümüne ulaşabilirsiniz. Belki de hayatın sırrına... Kim bilir?

Yazar: Çağrı Mert Bakırcı

Yazı için Evrim Ağacı'na teşekkür ederiz.

Şimdi beyninizin derinliklerini keşfetmeye başlayın.

EnglishTürkçe
Beynex
Ekibimiz
BilimBeynexLab
İş
Basın
İş Ortaklarımız
Kariyer
Sosyal
Yardımİletişim
Topluluk
Blog
Hukuksal
Gizlilik Şartları
Kullanıcı Sözleşmesi