Beynex
Bilim
Blog
İletişim

Miyopluk, Yüksek Bilişsel Faaliyetle İlişkili Olabilir mi?

Yazıyı tanımlayan bir resim

Miyop hastalığı, son yıllarda görülme sıklığının daha da arttığı, potansiyel halk sağlığı sorunlarından biridir. Miyopi, göz küresinin normalden fazla uzaması ve buna bağlı olarak korneanın daha fazla ışığı kırması ile meydana gelir. Miyop hastalığı kalıtsal olabileceği gibi, çevresel faktörlerden de kaynaklanabilir. Şu anda Dünya nüfusunun %23'ünün miyop olduğu tahmin edilmektedir. Bu oranın 2050 yılına kadar iki katına çıkacağı öngörülmektedir. Ayrıca miyopi, özellikle de yüksek miyopi, katarakt, glokoma gibi ciddi rahatsızlıklara yol açabilir.

Miyop hastalığı ile bilişsel faaliyetler arasındaki ilişki, son yıllarda bilim insanlarının dikkatini çekmektedir. Elbette ilk etapta göz kusurları ile bilişsel faaliyet arasında ne gibi bir ilişki bulunabileceği anlaşılamayabilir. Bilim insanlarını bu ilişkiyi araştırmaya iten nedenlerden biri, aslında halk arasında yaygın olarak görülen "Dereceli gözlük kullanan insanlar, ortalamadan daha zeki olabilir." şeklindeki görüşün temel nedenini anlamaktı. Gelin bu iddiayı test etmek için yapılan ve 1 milyondan fazla katılımcının dahil olduğu bir çalışmaya yakından bakalım.

Miyopi ve Bilişsel Faaliyetler Üzerine Bir Çalışma

Miyopi ve bilişsel faaliyetler arasındaki ilişkiyi inceleyen çalışmalar, bu iki değişken arasında pleyotropik bir ilişki ihtimali üzerinde durmaktadır. Pleyotropi, bir genin birden fazla özelliği aynı anda etkileyebilmesi demektir; dolayısıyla araştırmacılar, miyopiye sebep olan genlerin, aynı zamanda bilişsel faaliyetleri olumlu yönde pekiştirici etkisi olabileceğine yönelik tartışmalı bir görüş öne sürmektedirler. Öne sürülen bu tartışmalı iddialar, yapılan farklı çalışmalarca da sorgulanmaya devam etmektedir.

Miyopi genellikle çocukluk çağlarında görülmeye başlandığı için, araştırmalar da genellikle çocuk ve ergen odaklı ilerlemiştir. Tüm bu çalışmalara rağmen, yalnızca 1 makalede bilişsel faaliyet ile miyopi arasında anlamlı bir ilişkinin var olduğu bulgulanabilmiştir. Bu ikili arasındaki ilişkiyi inceleyen diğer çalışmalarda ise herhangi bir anlamlı bir ilişki gözlemlenememiştir.

Çalışma 2020 yılında yayınlamış olsa da, katılımcılardan alınan veriler 1993-2012 yılları arasında toplanmıştır. Bunun nedeni, 2013'ten 2020'ye kadarki süreçte, nüfusta yaşanan değişimler sonucu yüksek miyopi oranına sahip Ortodoks Yahudi nüfusunun çoğunluk haline gelmesidir. Yani bir başka deyişle, 2013-2020 yılları arasındaki nüfus değişimlerinde Ortodoks Yahudi nüfusu, genel nüfusun %82'lik bir bölümünü oluşturacak duruma gelmiştir.

Verileri derlenen toplam katılımcı sayısı 1.312.176 olsa da; askerlik görevinden muaf tutulan, çeşitli cerrahi müdahaleler geçirmiş, genel olarak genetik eğilimleri tam olarak tespit edilemeyen katılımcılar, bu çalışmanın dışında tutulmuştur. Çalışma dışı tutulan katılımcılardan sonra, geriye kalan örneklem büyüklüğü tam olarak 1.022.425 kişi olmuştur. Çalışma, İsrail Savunma Kuvvetleri Etik Komitesi tarafından da onaylanmıştır.

Katılımcılara Uygulanan Görme Testleri

Her bir katılımcının görme keskinliğinin belirlenebilmesi için, uzmanlar tarafından Snellen Çizelgesi ile görme testleri uygulandı. Yardım olmadan görme keskinliğine tabi tutulan katılımcıların her biri için gözün gelen ışığı kırma dereceleri ölçüldü. Pearson korelasyonu ile gerçekleştirilen çalışmada, katılımcıların miyopi olmaya yatkınlığı gibi ihtimaller de değerlendirildi.

Bilişsel Değerlendirme Testleri

Katılımcılar, bilişsel işlevlerinin değerlendirildiği bir dizi testten geçti. Bilişsel değerlendirme testleri 4 alt testten oluşuyordu. Bunlardan ikisi sözel zekayı; diğer ikisi ise sözel olmayan aritmetik zekayı değerlendiren testlerdi. Buraya değinmekte yarar görüyoruz: katılımcıların bilişsel testlerden geçtiği Cognitive Function Score (CFS), güvenilirliği bakımından Wechsler Yetişkin Zeka Ölçeği ile oldukça benzerdir. Dolayısıyla referans kabul edilen testler, uluslararası hakemli çalışmalarda yetkinliğini kanıtlamış aşamalardan oluşan testlerdir.

Çalışmanın Sonuçları

Katılımcılar arasında genel miyopi görülme sıklığı; %19.9 hafif miyopi, %9.4 orta miyopi, %2.9 yüksek miyopi olmak üzere genel toplam oran %32.2 idi. Miyopi, kadınlarda erkeklere oranla daha fazla görüldü (%34.2'ye %30.6). (Evet, İsrail'de diğer bazı ülkelerde olduğu gibi kadınlar da mecburi askerlik görevini yerine getiriyorlar; ancak erkekler gibi 3 yıl değil 2 yıl hizmette bulunuyorlar.) Miyopi görülme oranı, Etiyopya gibi sosyoekonomik durumu zayıf olan ülkelerden gelen katılımcılarda daha düşüktü.

19 yıllık verileri kapsayan bu çalışmada (1993-2012), 1993 yılından 2012'ye kadarki süreçte miyopi görülme oranı %26.9'dan %33'e yükselmişti. Tek değişkenli analiz sonuçları, sosyoekonomik durum, eğitim düzeyi, yaş, cinsiyet ve boy oranlarının, miyopi ile orantılı olduğunu gösterdi. Bilişsel yetenek ölçüm testlerinden olan CFS de, tek değişkenli regresyon analizinde miyopi ile tutarlılık gösterdi.

Çok değişkenli regresyon analiz sonuçları da CFS ölçümleri ile miyopi arasında anlamlı bir tutarlılık gösterdi. Bir başka deyişle, bilişsel yetiler ile miyopi arasında anlamlı bir ilişki bulgulandı. Öyle ki, miyopi görülme olasılığı, yüksek CFS skorlarına sahip katılımcılarda 1.85 kat iken; en düşük CFS skorlarında bu oran 0.59 olarak bulgulandı. Ayrıca ileri düzey CFS skorları ile orta düzey CFS skorları arasında da miyopi görülme sıklığı arasında anlamlı bir fark vardı. Tüm bunları aşağıdaki tabloda daha net görebiliriz.

Sonuç ve Dikkat Edilmesi Gerekenler

Çalışma, 19 yıllık bir araştırmayı kapsayan; 1.022.425 katılımcının tek tek genetik özelliklerinin de değerlendirmeye alınması bakımından oldukça dikkate değerdir. Sonuçların bu denli gözle görülür bir farkla ortaya çıkması da önemlidir.

Ancak araştırmacıların da hemfikir oldukları üzere; genel bilişsel yetiler (zeka) ile miyopi arasında doğrudan bir ilişkinin varlığı, daha çok irdelenmesi gereken bir olaydır. Çünkü miyopi gelişim sırasında oluşan hatalardan kaynaklanabileceği gibi, tür içi genetik varyasyonların düzeyi gibi herhangi bir faktörün de etkisiyle yayılmış olabilir. Bu yüzden konu, daha fazla araştırılmaya muhtaçtır. Daha da önemlisi bu araştırmanın bulguladığı sonuçlar, farklı çalışmalarda bulgulanamamıştır; dolayısıyla sonuçların evrenselliği tartışmalıdır.

Çalışma korelasyon temelli bir araştırmayı baz alması dolayısıyla da sorgulanmaya açıktır. Çünkü korelasyon, nedensellik için yeterli değildir. Ancak elbette nedenselliğe giden yolda, korelasyonlar yol gösterici olmaktadır ve ne yazık ki miyopi ile bilişsel kapasite arasındaki nedenselliği gösterecek etik bir deney tasarlamak neredeyse imkansızdır. Dolayısıyla daha dikkatli incelemeler yapıp, aceleci genellemeden her zaman uzak durulmalıdır.

Yazar: Jacob Megreli Uyarlayan: Muhsin Alperen Yılmaz Editör: Çağrı Mert Bakırcı

Yazı için Evrim Ağacı'na teşekkür ederiz.

Şimdi beyninizin derinliklerini keşfetmeye başlayın.

EnglishTürkçe
Beynex
Ekibimiz
BilimBeynexLab
İş
Basın
İş Ortaklarımız
Kariyer
Sosyal
Yardımİletişim
Topluluk
Blog
Hukuksal
Gizlilik Şartları
Kullanıcı Sözleşmesi