Beynex
Bilim
Blog
İletişim

Matematik Kaygısı Nedir? Çocuklarımızın Matematik Kaygısını Nasıl En Aza İndirebiliriz?

Yazıyı tanımlayan bir resim

Matematik kaygısı, öğrencilerin matematiksel görevlere katılırken yaşayabilecekleri korku, endişe ve gerginlik duygusudur. Güney Avusturalya Üniversitesi'nin, Avusturalya Eğitim Araştırmaları Konseyi ile işbirliği içinde gerçekleştirdiği bir çalışma, kaygının matematik öğrenme üzerindeki etkisini ve öğrencinin özgüveni ile matematik öğrenebilmesi arasındaki bağı araştırdı.

OECD'nin Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı PISA'nın 2012 sınavına katılan 15 yaşındaki 4295 Avusturalyalı öğrenci üzerinde yapılan çalışmanın odak noktası matematik öğrenmeyi etkileyen psikolojik faktörlerdi. Buna göre; öğrencilerin matematik öğrenme motivasyonu (matematiğin gelecek için önemli ve yararlı olduğu inancı), matematik benlik kavramı (matematik yapabilme becerisine olan inanç), matematik kaygısı (matematik yaparken kendini iyi hissetme), azim (zor problemler üzerinde çalışmaya devam etme istekleri), matematik öz-yeterliği (matematik problemlerini başarılı bir şekilde çözebileceklerine olan inançları) ve matematik okuryazarlığı (matematiği gerçek dünyaya uygulama yeteneği) becerileri değerlendirildi.

Matematik Karşısında Kaygılı, Gergin ve Çaresiz!

Araştırmada, görüşülen Avusturalyalı ortaöğretim öğrencilerinin üçte biri matematik ile uğraşırken kaygılı, gergin veya çaresiz hissettiklerini ifade ediyordu. Araştırmanın yöneticisi F. Gabriel, matematik kaygısının, özellikle lise ve yükseköğretim seviyelerinde öğrencilerin gelecek tercihlerini etkileyen en büyük engellerden biri olduğunu belirtiyor. Gabriel, şöyle anlatıyor:

Birçoğumuz geçmişte bir tür matematik kaygısı hissettik; panik veya endişe hissi, başarısızlık duygusu ve hatta daha hızlı bir kalp atış hızı. Ancak bunlar genel olarak stresle ilişkilendirildi.

Matematik kaygısı, tıpkı diğer durumlarda yaşanan stres gibi duygusal bir tepkidir. Öğrenciler matematik kaygısı yaşadıklarında, matematik sorularında acele etme, odaklanamama veya kolayca pes etme eğiliminde olurlar. Tahmin edileceği gibi, bu tepkiler birleşerek düşük matematik başarısına ve matematik dersinden kaçışa sebep olur.

Araştırma, bu döngüyü kırmak için, özellikle yeni bir matematik kavramına başlamadan önce öğrencilerin matematik güvenini oluşturmak gerektiği sonucuna ulaşıyor. Böylelikle öğrencilerin öğrendiklerini anlama, konuyu takip etme ve kendi öğrenmesini kontrol etme becerisi oluşabiliyor.

Eski Başarıyı Hatırlat!

Bunu sağlamak için ise öğrenciye daha önce çözdüğü zor bir matematik sorusunun ya da bir matematik başarısının hatırlatılması; sahip olduğu yeteneklere güvenmesinin sağlanması gerekiyor. Gabriel, şöyle diyor:

Araştırmamız bu psikolojik değişkenlerin birbirleri üzerinde domino etkisi olduğunu gösteriyor. Uyguladığımız yapısal eşitlik modellemesi verileri düşük motivasyon ve benlik kavramının matematik kaygısına yol açacağını ve bunun da öğrencinin azim, öz yeterlilik ve nihayetinde matematik başarısını etkilediğini gösteriyor.

Burada uygulanan modele biraz açıklık getirmemiz gerekiyor: Yapısal eşitlik modellemesi, doğrudan ve dolaylı olarak gözlemlenen (gizli) değişkenler arasındaki karmaşık ilişkileri modellemek için kullanılan çok değişkenli bir istatistiksel çerçevedir.

Sonuç olarak, bir öğrencinin geçmiş başarılarının hatırlatılması matematik öğrenmeye karşı hissedebileceği olumsuz ve duygusal inançları kırabilir ve öğrencinin matematiğe karşı özgüvenini yükselterek başarısını arttırabilir.

Yazar: Güney Avusturalya Üniversitesi Uyarlayan: Alper Aslan Editör: Aylin Göçmen

Yazı için Evrim Ağacı'na teşekkür ederiz.

Şimdi beyninizin derinliklerini keşfetmeye başlayın.

EnglishTürkçe
Beynex
Ekibimiz
BilimBeynexLab
İş
Basın
İş Ortaklarımız
Kariyer
Sosyal
Yardımİletişim
Topluluk
Blog
Hukuksal
Gizlilik Şartları
Kullanıcı Sözleşmesi