Beynex
Bilim
Blog
İletişim

İnsan Deneyiminin Temelleri: Bebeklerin Rastgele Seçimleri, Ömür Boyu Tercihler Haline Geliyor!

Yazıyı tanımlayan bir resim

Bir bebek, pelüş oyuncaklarla dolu bir odada, tek bir pelüş hayvana uzandığında, görünüşte rastgele olan bu seçim, o seçilmemiş oyuncaklar için çok kötü bir haberdir. Bebek, büyük olasılıkla, seçmediği şeyi beğenmediğine karar vermiştir.

Araştırmacılar, uzun zamandır yetişkinlerin aslında aynı şeyler arasında seçim yapmak için hayatları boyunca farkında olmadıkları ön yargıları inşa ettiklerini biliyor olsalar da Johns Hopkins Üniversitesi tarafından yapılan bir çalışma, bebeklerin bile bu fenomene dahil olduğunu, seçimi haklı çıkarmanın bu yolunun sezgisel olduğunu ve bir şekilde insan deneyimi için temel olduğunu gösterdi. Şimdilerde Pittsburgh Üniversitesinde bilişsel psikoloji alanında lisansüstü eğitim gören eski bir Johns Hopkins öğrencisi ve ortak yazar Alex Silver, şöyle diyor:

Bir seçim yapma işi, seçeneklerimiz hakkında nasıl hissettiğimizi değiştiriyor. Kendileri için seçim yapmaya yeni başlayan bebekler bile bu ön yargıya sahipler.

İnsanlar, sevdikleri şeyleri seçtiklerini varsayarlar; ancak araştırmalar, bunun bazen ters olduğunu gösteriyor: "Bazı şeyleri seviyoruz çünkü onları seçiyoruz ve seçmediğimiz şeylerden hoşlanmıyoruz." Çocuk gelişimi konusunda uzmanlaşmış, Johns Hopkins bilişsel bilim adamı olan ortak yazar Lisa Feigenson şöyle belirtiyor:

Bunu seçtim, bu yüzden beğenmeliyim. Diğer şeyi ben seçmedim, bu yüzden o çok iyi olmamalı. Yetişkinler bu çıkarımları farkında olmadan yaparlar. Biz olgunun ardından seçimimizi haklı çıkarıyoruz.

Bu, diş macunu markalarından otomobil markalarına ve kot stillerine kadar her şey arasında her gün keyfi seçimler yapması gereken, tüketici kültürünün içindeki yetişkinler için mantıklıdır. Feigenson ve Silver için soru, insanların bunu tam olarak ne zaman yapmaya başladığıydı. Bu yüzden, Feigenson'un dediği gibi, "bu eğilimin kökenine mükemmel bir pencere" olan ve çok fazla seçeneğe sahip olmayan bebeklere yöneldiler.

Ekip, 10-20 aylık bebekleri laboratuvara getirdi ve onlara seçip oynamaları için nesneler verdi: iki eşit parlaklıkta ve renkli yumuşak blok. Her bloğu birbirinden ayırdılar, bu yüzden bebekler birine ya da diğerine sürünmek zorunda kaldılar, yani rastgele bir seçime mecburdular. Bebek, oyuncaklardan birini seçtikten sonra, araştırmacılar onu aldı ve yeni bir seçenekle geri döndü. Bebekler daha sonra ilkinde oynamadıkları oyuncaktan ya da yeni oyuncaklardan seçebildiler. Feigenson şöyle diyor:

Bebekler, daha önce seçmedikleri bir nesneyle değil, yeni bir nesneyle güvenilir bir şekilde oynamayı seçtiler, sanki "Hmm, bunu son seferinde seçmedim, sanırım onu çok sevmedim." der gibilerdi. Bu ana fenomendir. Yetişkinler, ilk etapta gerçek bir tercihi olmasa bile, seçmedikleri şeyi daha az sevecekler. Ve bebekler de aynı şekilde, seçilmemiş nesneyi tercih ederler.

Takip deneylerinde araştırmacılar, bunun yerine bebeğin hangi oyuncakla oynayacağını seçtiğinde, fenomen tamamen ortadan kalktı. Feigenson, eğer seçim unsurunu uzaklaştırırsanız, fenomenin de ortadan kalktığını söyledi. Silver, şöyle diyor:

Gerçekten yeniliğe dayalı ya da içsel tercihlerine göre seçmiyorlar. Bence bu gerçekten şaşırtıcı. Bebeklerin bu tür metodik seçimler yapmasını beklemeyiz.

Bebeklerde seçimin evrimini incelemeye devam etmek için, laboratuvar aşırı seçim yükü (İng: "choice overload") fikrini inceleyecek. Yetişkinler için seçim iyidir; ancak çok fazla seçenek, bir sorun olabilir. Bu yüzden laboratuvar, bunun bebekler için de doğru olup olmadığını belirlemeye çalışacak.

Yazar: Johns Hopkins University Çevirmen: Feyza Emre Editör: Çağrı Mert Bakırcı 2.Editör: Berkay Morkan

Yazı için Evrim Ağacı'na teşekkür ederiz.

Şimdi beyninizin derinliklerini keşfetmeye başlayın.

EnglishTürkçe
Beynex
Ekibimiz
BilimBeynexLab
İş
Basın
İş Ortaklarımız
Kariyer
Sosyal
Yardımİletişim
Topluluk
Blog
Hukuksal
Gizlilik Şartları
Kullanıcı Sözleşmesi