Beynex
Bilim
Blog
İletişim

Bir Olay veya Kişi, Dikkatleri Ne Süreyle Kendisinde Tutabilir?

Yazıyı tanımlayan bir resim

Şarkıları, filmleri, makaleleri, patentleri ve ünlüleri ne süreyle ortak hafızamızda tuttuğumuzu tek bir formülle ifade edebilir miyiz?

Siz ve arkadaşlarınızın devamlı dinlediği favori bir şarkısı var mı? Herkes bugünlerde yeni bir film veya dizi hakkında çılgınca konuşuyor mu? Yeni yayınlanan bir araştırma makalesi çalışma alanınızda büyük heyecan yaratıyor mu?

Bir şeyin nasıl zirveye çıktığı ve ardından kolektif bilincimizden ne denli hızlı çıktığı sorusu, sosyal bilimcilerin ve psikologların ilgisini uzun zamandır çekiyordu. Araştırmacılar; ister bir şarkı, ister araştırma makalesi, ister bir icat veya bir spor yıldızı olsun, kolektif hatıralarımızın hepsinin aynı matematiksel denklemle tanımlanabildiğini göstermek amacıyla büyük verileri (İng: "big data") kullandılar.

Kolektif hafıza terimini, bir grup insan tarafından hatırlanan bir olay veya kişi olarak tanımlayabiliriz. Her birimizin, ait olduğumuz bir sosyal grup için kolektif hafızası bulunur. Bu sosyal gruplar, aileden ulusa kadar uzanabilir. Anılar, grubun hafızasında iki süreçle oluşturulur ve saklanır: onun hakkında konuşan insanlar (iletişimsel hafıza) ve bilgiyi fiziksel olarak kaydeden insanlar (kültürel hafıza).

Elbette ülkelerin hafızaları yoktur. Anılarını saklayanlar, ülkedeki insanlardır; ancak çoğu zaman, bu anıların ortak temaları vardır. Örneğin; Amerikalılardan 2. Dünya Savaşı'nı hatırlamaları istendiğinde, insanların çoğu Pearl Harbor ve Hiroşima ile Nagazaki'nin bombalanma olaylarını bildirdi. Ruslardan 2. Dünya Savaşı'nın kritik olaylarını listelemeleri istendiğinde ise, çoğunlukla Almanların püskürtüldüğü Stalingrad Savaşı ve tarihteki en büyük tank savaşı olan Kursk Savaşı gibi bir dizi olayı ortak olarak listelediler.

Kolektif hafızamızdaki bir şeyin önemini gözlemlemenin bir yolu, ona özellikle de çevrimiçi olarak ne kadar ilgi gösterdiğimizi ölçmektir. Araştırmacı Christian Candia ve ABD ve Şili'den meslektaşları, bu çevrimiçi ilgiyi ölçmek için, beş farklı tür kültürel nesneye gösterilen ortak ilgiyi analiz etti: müzik, filmler, sporcu biyografileri, patentler ve bilimsel makaleler.

Yüksek performanslı sporcuların biyografilerinin yer aldığı Wikipedia sayfalarının görüntülemelerine ve Youtube'da bulunan film fragmanlarının izlenme sayılarına baktılar. Araştırmacılar, araştırma makaleleri ve patentlerin ne kadar ilgi gördüklerini ölçmek için ise, atıf sayılarını kullandılar. Büyük veri olarak bilinen fenomenin bir parçası olan bu veri kümelerinin mevcudiyeti, araştırmacıların kültürel ürünlerin kolektif hafızalarımızda nasıl yükselip kaybolduğuna dair hipotezlerini test etmelerine olanak sağladı. Araştırmacılar, kolektif hafızanın bozulmasına dair evrensel bir gerçek olduğunu savunuyor:

"İki tür hafıza işin içindedir ve biri, diğerinden çok daha hızlı bozulur."

İlk hatırlama türüne iletişimsel hafıza denir. Bu, konuşma ve sosyal etkileşim yoluyla ortaya çıkar ve araştırmaya göre oldukça hızlı bir şekilde azalır. Bu teorinin doğruluğunu test etmek için 1 gün boyunca Twitter'dan başka bir yere bakmayın. 24 saat sonra o kadar çok bildirim, ilgi çekici olay ve komik "meme" gelip geçer ki, muhtemelen, dün okuduğunuz tweetlerin çoğunu içerikleriyle birlikte unutmuş olursunuz. Anı yeniden odak noktasına çekmek için birisinin bunu tekrar gündeme getirmesi gerekir.

Analiz altındaki ikinci hatırlama türü olan kültürel hafıza ise, arşivlerde, ansiklopedilerde ve Wikipedia'da bulduğumuz türdür. Toplumlar, hem sözlü hem de yazılı hikâyeler, resimler, müzeler, anıtlar ve çeşitli medya kanalları kullanarak “hafıza alanları” yaratırlar ve sürdürürler.

Zamanla bir şeyin gördüğü ilgi azalır. Bu, iletişimsel hafızadaki bozulmayı ettiği kadar kültürel bellekteki bir bozulmayı da temsil eder. Toplam kolektif kültürel hafızanın her zaman artması sebebiyle bir ürünün (şarkı, film, biyografi, kâğıt) temsil ettiği kültürel hafıza oranı her zaman azalmaktadır.

Daha önce, kolektif hafızaların bozulması matematiksel olarak üstel fonksiyonlarla modellenmişti. Ancak, bu çalışmada araştırmacılar, bir süre çok hızlı bir oranda bozulduktan sonra daha yavaş bir hızda bozulmaya geçen iki üstel fonksiyonun toplamı olan "ikili üstel fonksiyon" (İng: "biexponential function") adı verilen bir yöntem kullandılar.

Candia ve meslektaşları, bu modeli çeşitli veri kümelerinde test ederek önceden yapılmış olan matematiksel modellere göre çok daha yakından uyduğunu keşfettiler. Farklı kültürel ürünler için parametreler farklı olsa da, gözlemlenen ilginin azalması, bieksponansiyel fonksiyon tarafından tanımlanan ile aynı şekle sahiptir.

Sonuç

Çalışmadan elde edilen sonuçlara göre; insanlar yaklaşık 5-10 yıl sonra şarkılar, filmler, makaleler ve patentler hakkında konuşmayı bırakırken, ünlü profesyonel sporcular hakkında 15-30 yıl boyunca konuşmaya devam ediyor.

Büyük veriyi kullanmaya yönelik bu yeni yaklaşım, olayların kolektif hatıralarının da aynı modeli izleyip izlemediğini görmek için daha fazla test etme olasılığını ortaya çıkarırken, aynı zamanda, bir şeyleri kolektif hafızamızda daha uzun süre tutmanın yollarını da önerebilir. Ancak şimdilik, gündemde ve hafızalarda uzun süre kalmak istiyorsanız, sporda iyi olmanız gerekiyor.

Yazar: Zeynep Şeniş Editör: Çağrı Mert Bakırcı

Yazı için Evrim Ağacı'na teşekkür ederiz.

Şimdi beyninizin derinliklerini keşfetmeye başlayın.

EnglishTürkçe
Beynex
Ekibimiz
BilimBeynexLab
İş
Basın
İş Ortaklarımız
Kariyer
Sosyal
Yardımİletişim
Topluluk
Blog
Hukuksal
Gizlilik Şartları
Kullanıcı Sözleşmesi