Beynex
Bilim
Blog
İletişim

Akıl ve Bilinç

Yazıyı tanımlayan bir resim

Akıl ve Bilinç.. İçiçe giren bu iki kavram aslında çok farklı kavramlardır. Ayrı ayrı tanımlamak ne kadar zor ise, birbirinden ayıran sınırları saptamak da o denli güçtür. Her canlı bir akla sahiptir; ancak her zaman mutlaka bir bilince sahip olması beklenemez. Oysa bilinçli her davranış veya eylem mutlaka bir akıl ürünüdür.

İnsan beyni doğumla beraber 100 milyar beyin hücresine (nöron) sahiptir. Nöronlarımızı sayıca artırmamız mümkün değildir. Aslında gerekesinim de duymayız, çünkü daha yetenekli daha güçlü bir beyin için bu sayı fazlası ile yeterlidir. Çok iyi bilindiği gibi beynin büyüklüğünün artması ile yeteneği veya gücü artmaz. Bu nedenle olağanüstü yeteneklerine rağmen ani bir kızgınlık anında hakaret amacı ile “kuş beyinli” derken kuş beynine haksızlık ederiz. O zaman akıl nedir?

Canlı bir beyin her an kendisine 5 (beş) duyu ile gelen bilgi parçacığını işlem tabi tutar. Kalıcı olmasına karar verdiği bilgi parçacığını önceki benzer ilgili bilgiler ağına (Network) bağlar. Bu bağlama işemine "sinaps yapma yeteneği" denir. Yunanca "syn-" (beraber, birlikte) ve "haptein" (kucaklaşma) kelimeleri birleştirilerek türetilmiştir. Öğrenme yeteneği için nöronlardan sonra ikinci önemli özellik sinaps yapma yeteneğidir. Bu yeteneği olmasa nöron bir bilgiyi işleme kapasitesi adına hiçbir anlam taşımazdı. Kısaca aklın yeteneği öğrendikçe genişleyen beyin bağlantı ağımızın genişliğine veya karmaşıklığına bağlıdır. Akıl durağan (Statik) bir yapı olmayıp her an değişken (Dinamik) bir yapıdır. Her an kendisine gelen bilgi parçaçığı ile veya uyaran ile içsel bağlantı bağlarını değiştirmektedir. Başka hiçbir bir organda bu özellik bulunmaz. Sinaps zenginliği kadar yapma hızı da öğrenme üzerine etkin bir parametre olabilir ancak günümüzde saniyenin çok küçük bir parçasında oluşan sinaps yapma hızı ile aklın yetenekleri arasındaki ilişki üzerine çok fazla bilimsel veri yoktur. Peki beyin ağlarımızı zenginleştirmenin yolu nedir?

Beş duyu aracılığı ile algılanan sinyalleri çeşitlendirmek ve algıladığımız deneyimleri tekrar etmek, insanlık tarihi boyunca eğitim ve öğretim başarısını artırmak için en sık kullanılan yöntemler olmuştur.

Algı çeşitliliğini artırarak, birbiri ile ilintili olmayacak gibi duran yeni veya eski bilgilerin çoğu zaman bizi şaşırtacak şekilde bağlanması sayesinde beyin ağlarımızın yepyeni yetenekler kazanmasını sağlar. Örneğin 6-7 yaşlarında bir çocuk iki tekerlekli bir bisiklete binmeyi öğrendiğinde Newton’un hareket yasalarının farkında değildir. Yıllar sonra fizik derslerinde yerçekimi yasalarını öğrenirken; bisikletten düşmemek için hızlanmak gereğini hatırladığında önce heyecanlanır. Düşmemek için öğrenmiş olduğu hareket refleksi bilgisini, matematik ve fizik bilimi ile hesaplama yetisi kazanmıştır. Bu yeti sayesinde çok sonraları anlamaya çalıştığı benzer bir konuda çok daha hızla öğrenecek ve daha zengin sentez yapma yeteneğine sahip olacaktır. Bu örnekte soyut bir bilgi ile somut bir bilgi ağı ile birleşmiştir. Beynin yaratıcılığının artışında sanatsal yetilerin zenginleşmesi ile bu nedenle önemlidir. Dikkat düzeyini bozmamak şartı ile aynı anda birden fazla farklı uyaranı algılamak öğrenme ve sentez yapma yetisini çok olumlu etkiler. Öğretiler ve yetenekler çok daha kolay ve hızlı olarak kalıcı belleğimizde yer alır. Örneğin müzik dinlerken, yürürken veya egzersiz yaparken kavrama yeteneklerinin artışını gözlemleyen çok kişi vardır. Bu nedenle çok tanınmış eğitim kurumları alacağı yeni öğrencileri seçerken sanat veya spor gibi alanlarda yetenekli adayları kabul etmek için daha fazla istekli olurlar.

Aklın kapasite ve yeteneklerini artıran diğer etken tekrar sayısıdır. Bu nedenle insanlık tarihi boyunca öğrencinin kabusu “ev ödevleri”, eğitimci için ise vazgeçilmez olmuştur. Bilginin kalıcılığı için tekrar sayısı çok önemli bir parametredir. 2000 yılında Nobel ödülü kazanan Kandel ve ark. tekrar yapılarak gelişen kalıcı bilginin oluşması için nöronların genetik ve biyokimsal mekanizmalarını deneysel olarak göstermişlerdir. Adeta öğrenmenin moleküler temelini çözmüşlerdir. Internet üzerinden online eğitim ve bilişsel rehabilitasyon programları tekrar etmek ve izlemek adına olağanüstü imkanlar sağlamıştır. Sonsuz tekrar yapmak için son derece düşük ekonomik maliyetler ve ortam şartlarından bağımsız eğitimin devamlılığının sağlanması gibi konular insan aklının ufuklarını genişletmektedir.

Peki Bilinç nedir? Beyin ağları geliştikçe hangi aşamada bilinçli hale geliriz? Doğan bir bebekte neden bilinç yoktur?

Şimdi beyninizin derinliklerini keşfetmeye başlayın.

EnglishTürkçe
Beynex
Ekibimiz
BilimBeynexLab
İş
Basın
İş Ortaklarımız
Kariyer
Sosyal
Yardımİletişim
Topluluk
Blog
Hukuksal
Gizlilik Şartları
Kullanıcı Sözleşmesi